BANA ANLAT

Yalnızca doğrular...

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

AH O DOYUMSUZLUK! TÜKETTİ DESTANLARI

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 

Olamamanın, alamamanın kızgınlığı kötüdür!

İnsanız! Ne denli yüceltsek de ruhumuzu, insanız!

Eksikli olmamız, tam düşünemememiz, gerçekleri göremememiz bundandır. Olmadık kişilerin olmadık işler yapması, bizleri şaşırtması bundandır.

 

Çilenin hasından yazgı işleyip, saygınlık beklentisine girip, bir ömrü heba edip adam yerine konulmamanın sonucudur bazı sapıtmalar. Anlaması zordur. Fark etmesi güç! Kendi kendimizi yiyip bitirip “Bu adam bu işi nasıl yapar?” sorusuna cevap bulamamanın nedeni bundandır.

 

Kahrolur tükendiğini, bittiğini, yittiğini fark eden kişi.

Yılların çilesinin cefasının karşılığının bilinmemesinden kendince azap duyar. Beklentileri bir türlü sonlanmamıştır. İçi acımakta ama bir karşılık bulamamaktadır. Sayılmadığını, aranıp sorulmadığını, hak ettiği koltuğun, makamın verilmediğini düşünmektedir.

İşte sapıtma bu noktada başlar.

Tükenmişlik noktasında.

Son Güncelleme: Çarşamba, 08 Şubat 2012 19:15
 

APTALLAR

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 

              Kelime anlamını yazmasam da “Aptal”ın ne olduğunu bilir herkes.

              Asla üzerine almaz insanlar, tescilli aptal dahi olsa.

              Hatta kızar gerçek yüzüne söylendiğinde.

              Kavgaya soyunuz.

              Adı gereksiz bir yazar çıkıp bu toplumun çoğunun “Aptal” olduğunu hatırlatınca, sövgüler düzer adama.

 

              Oysa gerçek acıdır.

              Aptallık yaygın ve kalıcıdır.

Son Güncelleme: Cuma, 13 Ocak 2012 10:10
 

“ULAN APTAL! SANA MI KALDI MEMLEKETİ KURTARMAK?”

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 18
ZayıfEn iyi 

              Bu sözü, yakın uzak tanıdık, tanımadık birilerinden duymayan “ÜLKÜCÜ” yoktur. Genelde de büyüklerimizin kendilerince uyarısıdır.

              Tanıyanlar bilirler Rahmetli babamın ne denli sert, tavizsiz bir adam olduğunu. Üstelik okuduğum lisede öğretmendi. Neredeyse her saat gözünün önünde, ispiyoncu meslektaşlarının asıllı asılsız ihbarlarında. Çok dayağını yediğim ve kanıksadığım için hiç zoruma gitmezdi attığı tokatlar da iş söze gelince, yıkılırdım.

              “Aptal herif! Sana mı kaldı memleketi kurtarmak?”

              Bana ve benim gibilere kaldığını bilirdi içten içe. Benim babam bayrak gördüğünde hüngür hüngür ağlayanlardandı. Hele İstiklal Marşı okunurken bir öğrenci kıpırdasın, tereddütsüz tekmeyi geçirirdi. Kore’ye gönüllü yazılmış, yetmemiş, Hindistan-Pakistan Savaşı’nda da gönüllü olmak için başvurmuş, kabul edilmeyince de günlerce hasta yatmıştı. Kıbrıs Harekatı sırasında, “Yürü” demişti bana “ Bu günde durmak olmaz. Eli silah tutacak herkes gönüllü yazılmalı” Trabzon Askerlik Şubesinin önünü nasıl bulduk bilememiştim. Henüz sekiz yaşındaki erkek kardeşim de ardımıza takılmış…” Çok Şehit Gazi hikayeleri anlatırdı. Çanakkale’de yitirdiğimiz akrabalarımızdan, Yemen’e gidip dönmeyen emmisinin oğlundan ve Kafkas Harbinden hasta dönen bir başka akrabamızdan…

              Ama o zamanın kan kokan havasında bana kızardı.

              “Aptal herif! Sana mı kaldı…”

 

HER TÜRK ASKER Mİ DOĞAR?

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 8
ZayıfEn iyi 

              Askerlikte, uygun adım yürüyüş sırasında kullanılan bir slogandı. Sonradan bizimkiler nedense sahip çıktılar bu slogana ve siyasi bir kimlik buldu. Adeta milliyetçi bir slogan oldu. Karşı çıkanlar ya da bunun saçma bir slogan olduğunu söyleyenler de milliyetsiz…

              Düşünme yetimizin yetersizliği ya da dikkat dağınıklığımız bu sloganın saçmalığını bir türlü fark etmiyor. Hatta bu yazımı okuyup “Yahu bu adam nasıl bir milliyetçi? Askerlik karşıtı mı?” gibi suçlayıcı pozisyonunu alanlar olacaktır. Oysa bize yutturulan masalların, kendi dilimizle tuzağa düşürüldüğümüzün bir farkına varsak… Aklımızı, zekamızı kullanmayı bir öğrensek! Bu sloganın ardından bir sokuşturma gibi seslendirilen “Onun ya da bunun askeri” yaftalamasının en kadar aşağılayıcı olduğunu fark etsek…

              “En kutsal meslek askerliktir” yanlış algılamasını çıkarmalıyız aklımızdan arkadaşlar. Böyle bir kayıt, bizim tarihimize de inancımıza da geçmişimize de aykırıdır.

              Hayır! Her Türk asker doğmaz! Ne böyle bir gerçek var ne de böylesi bir zorlamaya gerek… Askerlik bir meslektir arkadaşlar. Hele çağımızda kişiye göre değişen becerilerle şekillenen apayrı bir meslek. Her Türk’ün asker doğması, asker olması gerekmez.

              Buyurun açıklayalım:

Son Güncelleme: Perşembe, 22 Aralık 2011 01:53
 

KAFKAS HALKLARINA DUYULAN YAKINLIK

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfEn iyi 

           

              Masalların “Kaf” dağı, Türk için Kafkas Dağları olmuş, garip bir tutku doğurmuştur yüreklerde. Bağlılık, sevgi ve yakınlık duygusu bu tutkuyu tetiklemiş, Kafkasya, Türk yurdu olarak benimsenmiştir. Dilleri, folkloru, mitolojisi, el bellenmemiştir hiçbir devirde. Kafkaslar bizim yurt anlayışımızın sınırları içinde yer almıştır. Orada yaşayanlar da bizden…

              Acunun en dikkat çekici yerleşimlerindendir Kafkasya. Irk, dil ve renk çeşitliliği içinde gizemini korumuş, köken araştırmalarında önemli olmuştur. Anadolu’yu daha doğuya bağlayan geçit olduğu gibi Avrupa’dan Asya’ya ya da tam tersine akımın vazgeçilmez yol izi olarak kabul görmüştür.

              Türk’ü Kafkasya’ya büyük bir tutku ile bağlayan unsurlardan biri de dağlardır. Aşılması zor dağlar, eski Gök inancının yansıması olarak Gök' en yakın yerler oldukları için çok sevilir ve sayılır Türk inancında. İslam’a yansımasında ise yücelere uzanan dorukları ile  yerin Gök’e bir duası kabulünde  kutsallığı tamamlar. Elbette kar eksilmeyen yücelerine ayrı bir gururla sevdalanmak kaçınılmazdır. Erişilmezlere duyulan bağlılık dağları sevdaları arasına katmıştır Türk’ün. Kafkasya bu sevdaların, destan yükünde saklıdır ve bir ayrılık sembolü olan Tanrı Dağları özleminin en yakın işaretidir.

Son Güncelleme: Pazartesi, 12 Aralık 2011 07:06
 

Kimler Sitede

Şu anda 2 konuk çevrimiçi

KONUKLAR

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün14
mod_vvisit_counterDün27
mod_vvisit_counterBu Hafta125
mod_vvisit_counterGeçen Hafta218
mod_vvisit_counterBu ay723
mod_vvisit_counterGeçen Ay1251
mod_vvisit_counterBugüne kadar45490

ŞU AN SİTEDE 2
IP: 38.107.179.240
,
23-02-2012-06:53

UNUTULMAZ